Çift Yarık (7. Bölüm) – Stoacı Mı Sandın, Kabul Ettik Diye?

Stoacı mısın… yoksa sadece yoruldun mu? “Kabul ediyorum” dediğimiz şey gerçekten bir güç mü, yoksa inceltilmiş bir kaçış mı? Bu bölümde: ▪️ Stoacılığın üç dönemini ve nasıl dönüştüğünü ▪️ Güçlü yanlarını ve tehlikeli yanlış yorumlarını ▪️ Varoluşçulukla çatıştığı noktaları ▪️ Modern dünyada neden bu kadar popüler olduğunu ▪️ Ve “kabul” ile “kaçış” arasındaki ince çizgiyi […]

Çift Yarık (6. Bölüm) – Yalnızlığın Akı ve Karası

Yalnızlık mı yalıtılmışlık mı…Kaçtığımız mı, yoksa zaten içinde doğduğumuz bir hakikat mi? Bazen kalabalıkların ortasında hissedilir, bazen de en derin sessizlikte kendini ele verir. Ama her yalnızlık aynı değildir.  Bir yalnızlık vardır; insanı kendine yaklaştırır, iç sesini berraklaştırır.  Bir yalnızlık vardır; insanı kendinden uzaklaştırır, yabancılaştırır. Bu bölümde şu sorunun peşine düşüyoruz:  Yalnızlık bir seçim mi,

Çift Yarık (5. Bölüm) – Ölüm Konuşulursa Yaşam Ne Der?

Öleceksin.Ama asıl soru bu değil. Ya gerçekten yaşamıyorsan? Ertelediklerin var:söyleyeceklerin, deneyeceklerin, seveceklerin…Sanki zamanın sonsuzmuş gibi. Ama çoğu zaman,ölümden değil—yaşamamış olmaktan korkarız. İçimizde kalan cümleler,yarım bırakılan yollar,hiç başlanmayan hayatlar… Irvin D. Yalom’a göre,ölüm farkındalığı insanı felç etmez — uyandırır. Belki de mesele ölümden kaçmak değil,onun ışığında nasıl yaşayacağını seçmek.

Çift Yarık (4. Bölüm) – Kaygı Da Bir Yol Arkadaşı Mı?

Kaygıdan kaçıyoruz… peki ya o aslında bizi bir yere çağırıyorsa? Kaygı neden bu kadar “kötü” bir şey olarak görülüyor? Ya bastırılması gereken bir duygu değilse? Bu bölümde kaygıya biraz daha yakından bakıyoruz: Onu susturmak mı gerekiyor, yoksa dinlemek mi? Søren Kierkegaard’ın dediği gibi, kaygı belki de özgürlüğün baş dönmesidir. Umut, umutsuzluk ve varoluşsal kaygı… Hepsi,

Çift Yarık (3. Bölüm) – Seçtin De Ne Oldu? -Özgürlük, Seçim ve Sorumluluğun Ağırlığı

Özgürlük çoğu zaman arzulanan bir şey olarak sunulur.Ancak varoluşçu perspektifte özgürlük, aynı zamanda ağır bir yük taşır. Jean-Paul Sartre’ın “insan özgürlüğe mahkûmdur” ifadesinden yola çıkarak bu bölümde;seçim yapmanın kaçınılmazlığını,bu seçimlerin doğurduğu sorumluluğuve bireyin bu yükle nasıl başa çıkabileceğini ele alıyoruz. Seçmemek de bir seçim midir?İnsan gerçekten özgürlüğünden kaçabilir mi?Yoksa kaçtığını sandığı yerde bile seçim yapmaya

Çift Yarık (2. Bölüm) – Kaderle Dans: Amor Fati

Nietzsche’nin ünlü kavramı “amor fati” — yani kaderini sevmek. Ama burada önemli bir ayrım var:Kaderine razı gelmek ile kaderini sevmek aynı şey mi? Bu bölümde şunu konuşuyoruz: İnsan gerçekten başına gelen her şeyi sevebilir mi?Acıyı, kaybı, hayal kırıklıklarını… hatta hatalarını? Nietzsche’ye göre güçlü bir yaşam tutumu sadece katlanmak değil,hayatı tüm ağırlığıyla onaylayabilmektir. Peki bu mümkün

Çift Yarık (1. Bölüm) – Anlam Peşinde Koşarken Dizimizi Kanatmak Şart mı?

Çocukken sokakta koşarken yere düşerdik. Dizimiz kanardı ama oyuna devam ederdik. Peki büyüyünce neden bir düşüş bizi durduruyor? Merhaba, burası Çift Yarık. Bugün biraz hayatın en eski sorularından birinin etrafında dolaşacağız: Hayatın gerçekten bir anlamı var mı, yoksa anlam dediğimiz şey bizim kurduğumuz bir hikâye mi? Anlam arayışı bazen insanı diri tutar. Ama bazen de

Psikolojik Danışma ve Psikoterapi

Günümüzde bireylerin yaşamlarında ruh sağlığı giderek daha çok önem kazanmaktadır. Psikoloji, insanın davranışlarını ve zihinsel süreçlerini anlamaya ve açıklamaya çalışan bir bilim dalıdır. Psikoloji biliminin amacı bilimsel temele dayanan bu açıklamalar ile insanlara yardım hizmetinin sunulmasını sağlamaktır. Gelişimi çok da eski olmayan psikoloji bilimi sayesinde ruh sağlığı çalışanları tarafından bireylere profesyonel yardım hizmeti sunulmaktadır. Bu

Scroll to Top